Kirmizi haliya ve bunca ihtisama bu fenomen nereden peydahlandi? Nasil en iyi film dalinda aday oldu? Yeryuzunde kameraya cekilip makaraya sarilmis herhangi bir film aday olabiliyor mu? O vakit neden “en iyi yabanci film” diye bir dal var? Bu film cogunlukla Ingilizce oldugu icin mi aday oluyor? Bu durumda Yeni Zelanda yapimi Ingilizce bir film de aday olabilir mi? Peki Slumdog Millionaire hint yapimi mi, yoksa anglo-saxon bir ulke uretimi mi? Batiya acilan bir Hint filmi mi, yoksa Hint menseili western bir yapit mi? Yapimci sirketler Celador Films, Film4 ve Pathé Pictures icinden Hintli olan var mi? Peki bir filmin ulusu finanse edildigi (doydugu) yer mi yoksa gectigi (dogdugu) yer midir? Sanatin milliyeti olmaz, olmaz da, Akademi’nin de mi yok? Bu kadar mi uluslararasi ve hakkaniyetli? Yonetmenin uyrugu konuyla alakali olabilir mi? Iki yonetmenden biri Hintli (Loveleen Tandan) oldugu icin olabilir mesela? Peki Danny Boyle olmasa degil en iyi filmi almak, en iyi yabanci filmde dahi aday gosterilir miydi? Mehmet Barlas dun aksam yorumun farkini belleyip “Bollywood’un Hollywood’a zaferi” diye mest olurken, kimi kime galip getirdiginin farkinda miydi? Hollywood kendini maglup etmesi biraz tuhaf degil mi? Belki avans vermistir (8 avans, 10’da biter). Kalabalik Hindistan yeni pazar mi? Bu film “Bollywood” kriterlerini –birkac klise disinda- ne denli karsiliyor? Oscar’i elestirme klisesine imza atmak istemem ancak gariban/kenar mahalle iti/sade vatandas sorularini soruyorum cunku cidden kafam basmiyor. Ya da bir seyler hakikaten carpik. Belki gerekli bilgiye sahip degilim. Oscar’i ciddiye alanin oscar kadar akli yoktur demisler. Hepsi yalan, kirmizi hali gercek. Fidanlar, ceylanlar, filintalar... Ve melankoli :SFilm guzel mi? Danny Boyle bu yahu, hic kotu olur mu? Olursa da caktirmam, benden cikmaz oyle bir soz. Mumbai’deki insanlik draminin, yoksullugun, carpikligin ve kokusmuslugun net bir resmi. Sosyo-politik kadrajin disinda kalan “Bollywood” kismi beni pek ilgilendirmiyor. Benim icin Boyle halen enine boyuna nesterlenen “arkadaslik” kavraminin, toplumsal gerilimin, beseri iliski yollari iltihabinin, batinin ve modernin, dejenerasyonun ve distopyanin, issizin ve uzayin “batili” yonetmenidir. Ancak bu oryantal ekspres yolculugu da cok anlamli ve basarili bir cesit olarak kendi potansiyeline iddiali bir meydan okuma ve kabuk degisikligi [kariyerde Micheal Winterbottom - The Road to Guantanamo gibi kiskirtici bir cesit, ya da Quentin Tarantino - Kill Bill gibi ulke/ekol sinemasi cesidi gibi]... Hic heveslenmeyin, kapanisa klise sokusturmak kuruyasica huyum olabilir, ancak bu kez Boyle olmayacak :S.























