
Gozlerimi kapattigim kisacik bir anda hepsini televizyondan izledigim, Jools Holland’da benim icin en iyi performanslar gozumun onunden bir film seridi gibi gecer. Radiohead- The Bends ve Paranoid Android (ikisi arasinda secim yapmak zor), Tricky – Black Steel, The Auteurs- Lenny Valentino, Manics- A Design For Life, Smashing Pumpkins- Ava Adore, Foo Fighters- Everlong, Sonic Youth- Sugar Kane, rahmetli Kirsty MacColl- England 2 Colombia 0, At The Drive-in- One Armed Scissor, Air-Sexy Boy, Jamiraquai- Alright, Blur- Universal, Paul Weller- Wild Wood, Paul Weller-Sunflower, Ocean Colour Scene-The Day We Caught The Train, Pulp- I Spy, Pj Harvey- Down By The Water, Nick Cave and The Bad Seeds – Do You Love Me, David Bowie- Something in the Air, Idlewild- Little Discourage, Ash- Teenage Kicks, Elastica- Connection, Stereophonics- Local Boy In The Photograph, Catatonia- Dead From The Waist Down ve simdi bilincim duzeyime su anda ulasmayan bir suru performans… e2 programin muzikal dehasini kesfedip ithal etmeye basladigindan beri bile unutulmazlarim arasina girenler oldu: Sonic Youth- Teenage Riot (2009) gibi…

listen more White Rabbits
Basliga donersek, ayagina kadar gittigim Jools ustad yine bos durmadi, son birkac haftadir dinlemekten bikmadigim bir grubu musiki algima buyur etti. Kendileri, Brooklyn'den White Rabbits. Sanki adlarini daha once duymustum, ancak isimleri cok “generic” oldugundan midir pek paye vermemistim. Ne yazik ki muzik kirliligine kimi dogru kimi yanlis, kimi hakli kimi haksiz bazi filtrelerle karsi durmak durumunda kalabiliyoruz. Artik ismine bakip yargilayacak hale geldik, durum o kadar vahim. Ama iste yeri gelir White Rabbits kulagimizi deler, zorla kupe olur.

Iyi muzigin, o turun siki takipcisine mutlaka bir sekilde ulasacagina inanirim. Ama yukaridaki benzeri kazalar sebebiyle aradan iyi seylerin de kactigi oluyor. Eger televizyon izlemeseydim Jools Holland da izlemiyor olurdum. O zaman da belki White Rabbits onlarca yeni grup-album-single haberi arasinda kaynayip giderdi. Ne mi kaybederdim? Mutlaka yerine bir seyler koyardim, ama ne kaybederdime degil, ne kazandigima bakarim. Biraz pop biraz indie, biraz ingiliz biraz amerikan, biraz melodic biraz deneysel, ama mutlaka bol davul-perkusyon. Ikinci albumlerinden yakalamis oldum, debut albumleri 2007’de yayinlanmis, haliyle onu bilemiyorum ama taze It’s Frightening’daki acilis sarkisi “Percussion Gun”, perkusyon konusundaki iddiayi dogruluyor. Tipki Kasabian’in “Processed Beats” sarkisinda veya cift/dual-bass bir grup olan Girls Against Boys’un “Bassstation” albumunde kullandiklari isimlerle kendi muziklerini hatirlattiklari gibi. Holland'in programinda da once bu sarkiyla kiskivrak yakalamis, sonra "They Done Wrong/We Done Wrong"la zehirlemislerdi. Zaten tanidiktan sonra algida ihtiyatli secicilik de basladi. Londra’ya kadar gitmisim, oranin en geyik ama buraya gore halen yeralti sayilabilecek dergisini almaz miyim? NME, bir sayfanin sol kosesindeki kucuk bir kareye "It's Frightening" albumunun 24 Mayis tarihli cikisini ilan ediyordu. Oyle ya, ben 21 Mayis gecesi izlemistim. Bu da Jools Holland’in fiyakasi olsa gerek. Ya da halen bazi topraklarda muzikal medya planlamasi diye bir sey var. Holland'in programindaki etkileyici icradan sonra Pazartesi gunu satisa cikacak albume hatri sayilir bir hucum olmustur diye dusunuyorum.
1 comment:
holland'in programinin jeneriginde picadilly circus dan metroya biniyor falan bir yere gidiyor. sanirim ordan tek durak. sen de o otel odasindan cikip kosa kosa programa dalsaydin . bi sekil girebilirdin belki :) son bi kac sarkiye yetisirdin.
saka bir yana, zannedersem gencligimde TRT4 veya TRT3 Kablo TV de saat 00:00 dan sonra yayini keser ve BBC Prime'a gecerdi. Friday Late with Jolls Holland da yerine gore ya bizim saatimize gore 00:00 de ya da daha once baslardi. Ilk bir veya bir kac performansi gormemiz tamamen sansimiza, TRT ve BBC Prime'in karsilikli keyfine bagliydi.
Neyse, ayni duygulari hissettigim bir blog yazisi daha okumak yine alterednative'e kismetmis.
Yazida bahsi gecen grubu ise derhal dinleyecegim..
Post a Comment