
Yeni Zelanda’li folk grubunun sahnede sergiledikleri ve diziye aktarilan mecazsiz, aptallik mertebesindeki naif karakterlerin yarattigi mizah anlayisi dizi tarihinde belki cok yeni degil. Ancak konsepte bu kadar cuk oturan oyunculuk ve muzisyenlik fuzyonu da sasirtmiyor degil. Bu arada, tanidik bir yuz olan Bret baska filmlerde de oynamis ve oynamaya devam ediyormus; yani muzisyen oldugu kadar oyuncu da… Ama saniyorum asil onlari onlar yapan gitar hakimiyetinde soz cambazi birer dilbaz oluslari. Karakterlerine paralel bicimde sozlerindeki absurd komedi, spontanlik ve manasizlik aslinda projelerinin geri planindaki ince zekayi ve muzik dehasini da yansitiyor. Yaptiklari bu “funky” muzik turu catisi altinda birikimleri ve literature hakimiyetleri de gozden kacmiyor. Icra esnasindaki teatral yetenekleri muzigin kliselerini ve farkli donemlerin/akimlarin soz, vokal ve melodik tarzlarini ne kadar -onlari tiye alabilecek kadar- ozumsediklerine isaret. Ornegin dun gece izlemis oldugum Bowie bolumunde efsanenin farkli donemlerine goz kirpan ama her bir donemle de muthis bir uyum gosteren muzikal butunluk cok etkileyiciydi.
Velhasil bir baska dizi piyasasina posta koyma esiginde bu kez Flight of the Conchords yetisti. Ama ne yetismek, gelmisken sahne sanati, muzikal turu ve muzik aleminin de tozunu aldi. Yine izleyecek ben...
No comments:
Post a Comment