
Yaramazliklari da artik saymakla bitmiyor. Bir gece onceden reklam panolarinin altinda sabahlayarak mac saatinde elinde bir suc silahi bicakla sahanin ortasina gelisi herhalde kamuoyunu rahatsiz edici ilk goruntusuydu. O zamana kadar sadece deliydi, o gun psikopat oldu. Sonrasinda yara almis imajini duzeltmeyi basardi. Bir gece kulubu cikisinda lafa tuttugu unluyu (Seren Serengil miydi, Demet Sener miydi?) kendisinden beklenmeyecek kivraklikta bir hareketle optukten sonra, tiksintiyle kendini iten kadina “seni var ya… Yerimmm!” diyerek elindeki posterini kucuk parcalara ayirip agzina atmasi ve yutmasi hafizalara ilginc bir televizyon anisi olarak yerlesti.
Rambo celimsiz vucuduna bahsedilmis bu lakabi hak edecek bir sey de yapmaktan geri durmadi. Avrasya maratonuna katildi, ve kazandi. Bu iste bir bit yenigi oldugu en basindan belliydi ama ne yapti etti, organizatorleri ugrastirdi, bu dahi yeter. Hatta basta ellerinde kanit olmadigindan kupayi kendisine takdim bile etmislerdi. Her delinin bir dehasi oldugu dusunulerek, Rambo’nun son numarasinin bu oldugu sanrisina kapilmis olmalilar. Bir deli gucu olabilir, ve maratonu kazanabilirdi. Daha sonra Belgrad Ormani’ndan kestirme bir yol kullanarak birinci oldugu anlasildi. Ancak kupa geri alinamadi, sirra kadem basti.
Hicbir zaman formasini uzerinden cikarmadi. Yakin zamanda yine formasiyla Adana’da bir binanin catisindan atlama tesebbusuyle intihar girisiminde bulunmus, cevredekilerin ve emniyetin iknasiyla vazgecirilmisti. Elbette intihar edecegi filan yoktu, biraz kendini hatirlatmasi biraz da meramini anlatmasi gerekmisti. Aslinda daha da onemlisi, yeni askini ilan etmek istiyordu.. Evet, Rambo karsiliksiz sevdigi icin her an bu sevgiyi geri alma hakkina da sahiptir. Taviz vermeyi de sevmez. Bir ara futbolcu Emre’ye hallense ve yeni Uche’sini buldugu iddia edilse de, onun bu defaki takintisi baskaydi. Bazen bahsis yoluyla karsilik aldigi soylenedursun, bu defaki sevgi objesi, yeni takintisi Ali Koc’tu. Onun baskan olmasini istiyordu. Kafasinda senaryoyu yapmisti bile. O taptigi adam baskan olmali, mevcut baskan konumunda bulunarak onun baskanligina otomatik olarak tas koymus olan Aziz Yildirim da derhal gitmeliydi. Ataturk’u cok sevdigi dusunulurse, su anki Cumhurbaskani’ni da onun yoklugundan sorumlu tutmasi an meselesi :S