Friday, April 17, 2009

friday

beyazit ozturk'un canlandirdigi pespaye cuma karakterine deginmek istemiyorum. ya da azicik degineyim, issiz bir adadayken issiz bir adaya dusecegi senaryosundan hareketle; kredi, tc kimlik no vs. dusunen (cep telefonuna itirazim yok)adami en yakin palmiyeye baglayip, ekvatoral gunesin merhametine birakmak lazim.

bugun guzel bir cuma, ve belki de yilin ilk gunesli ve sicak cuma'si.

acaba philedelphia'da da oyle midir?


haftanin son calisma gunu, bahar gercek yuzunu nihayet gosterdi.

o halde aklinizin bir kosesinde bulunmasinda sakinca yok;

“Ne kadar az yer, içer, kitap okursan, tiyatroya, dansa, meyhaneye ne kadar az gidersen, ne kadar az düşünür, sever, kuram yaratır, şarkı söyler, resim ve eskrim yaparsan, o kadar fazla sermaye biriktirirsin; mezar böceklerinin ve toprağın yok edemeyeceği hazinen o kadar büyür. Kendin ne kadar azalırsan o kadar çoğa sahip olursun; kendi öz hayatını dile getirmenle dışsallaşmış hayatını dile getirmen ters orantılıdır; yabancılaşmış varlığın gitgide büyür.” KARL MARX (1844 Elyazmaları)

3 comments:

Trofolo said...

insanlarin mutlak mutluluk icin patronsuzlugu elde etmeleri gerekiyor, calismaktan vazgecilmesi mumkun degil.

jean baptiste the haitian said...

esasen calismak fiilinin kendisi cok da olumlu anlamlar tasimaz degil mi? teknik ilerlemeyle beraber; daha az is saatini, daha fazla kisisel alani/zamani hak ediyoruz. oysa gercekte, teknik ilerleme sermaye birikimini yukseltirken, insanin yasamina ayni oranda muspet katkida bulunmuyor. patronsuz bir dunyada teknik de sermayeye degil insana hizmet edecek. daha az ve kendimiz icin calisacagiz. yasasin 21. yuzyil sovyeti! ;)

calismak sevmekten daha zor geliyor said...

patronsuzluk da dar bir kaliba sokuluyor kanimca. cunku patronajin tanimi zor. kendi isini yapiyor olsan, bu kez musteriler patron. bir sekilde senden servis/urun alan artik senin zaman ve kaynagin uzerinde soz sahibi. tum patron kisitlarini ortadan kaldirsak, karsimizda "devlet" kavrami var. sana verdigi toprak ve yasama hakkinin karsiligini fazlasiyla bekleyen bir kurum, yani buyuk patron.

uretmekle calismak arasinda kalin bir cizgi var, ya da olmali. insanliga yararli olmanin yolu salt calismaktan gecmemeli. ha, patronluk yoksa zaten bence calismak da yoktur, gonullu uretim vardir. buna da itirazi olan yoktur herhalde.

kisaca gerek calismamak, gerek de patronsuzluk epey utopik. calisma sartlarinin iyilestirilmesini ise daha mumkun ve makul, bence. yilda 1 ay izin, gunde 6 saat calisma gibi. bu utopya degil, sadece bu topraklarda imkansiz gibi. ama uygulanan yerlerin/muhasir medeniyetlerin oldugunu bilmek insani heyecanlandiriyor.

sonuc olarak, bence calismak hem insan haklarina hem de isci haklarina aykiri :S