populer figurlerin 'ani' olumu her zaman turlu dedikodulara, daha dogrusu sevevlerinin durumu inkari nedeniyle alternatif sonlar turetmesine neden olmustur. mesela elvis kimilerine gore hic olmedi, jacques brel de paris te bir cafe de sarki soyluyor hala. hatta su an ahmet kaya ile yeni bir kayit icin studyoya girmisler diye duydum ben. yerkure uzerinde, kendisi hayatta olsa bile, hayran kitlesinin onun (mecazi anlamda degil, gercekten) oldugune inandigi tek insan bob dylan olsa gerek. kimilerine gore dylan 1966'daki motorsiklet kazasinda hayata gozlerini yumdu. 8 uzun sene boyunca ortalarda pek gorunmemesinin ve cevresinden kopmasinin gercek nedeni de, bob dylan'in o eski bob dylan degil baska bir adam olmasi.
neyse, dylan hikayeleri hep kafami karistirir. 'ozan'a atfedilen kimselere benzemez ehemmiyet ve cevresini saran mistik bulutlarin nedenini bir turlu anlayamazken, bir de tutup bu adamin hayatindaki en gizemli olay hakkinda yorum yapmak, sahsim uzerinde calisan camasir makinesinin icindeki kedi sendromunun basgostermesine neden olabilir. o labirentlere girmek yerine, buddy holly'ye yazdigim alternatif sonu paylasayim... buddy aslinda 1959 subatindaki elim kazadan agir yarali olarak kurtuldu ve o gun, hakikaten the day the music died idi. talihsiz adamin muzik kariyeri gercekten de bitmisti ve bundan sonra yapilacak en mantikli is, henuz 22 yasinda olan buddy'i taninmayacagi bir memlekette universiteye gondermek ve alacagi tahsil ile, bambaska bir yol cizmesinin onunu acmakti. 50 sene onceki ve bugunku adamin arasindaki tek ortaklik o son derece chic gozluk. herseye ragmen, buddy nin aramizda oldugunu bilmek basli basina sevindirici bir durum.

No comments:
Post a Comment