Tuesday, March 10, 2009

hayatin anlami siyah-beyazdi

transformers'i tv'de gorur, gorunce de gozlerdim lakin siki bir fani ve takipcisi olmadim. sebebi ortaokul ve ergenlige adim atmis olmakla birlikte (13-14 filan vardim herhalde) kaybolan ilgim olabilir. benim gibi almancilarin, cift dikislerin ve "college reject" lerin girla oldugu bir sinifta okumak ve onlarla akranmis gibi davranmak zorunda kalinca biran evvel buyumek icin herseyi yapardiniz. cocukluga ozgu oldugunu sandigim cizgi filmler de bu fedakarliklardan biridir belki. ama bence asil mesele bu degil. disarda rol yaparken hayatimin arka bahcesinde bu gercegi yasatabilirdim. sonucta sevmedigim misketleri yalandan kapis yapip oynamaya son vermisken, dobi ve kemik misketlerimi yillarca saklamayi basarmistim :S. asil sebep saniyorum ozel tv kanallarina gecis oldu ve galiba cocukluk defterini trt ile kapattim. soguk gelen bir degisimle beraber bir seylerin deforme oldugunu hissediyordum ve yayin anlayisindaki deformasyonun cocuklari gercekten dusunecegine, kaliteli yapimlar yayinlayacagina inancim zayifti. ayrica matah bir sey olsaydi TRT kacirmazdi sanki. hm? nasil laserion'u, voltron'i kacirmamisti? peki onlar iyi olduklari icin mi TRT'deydi, yoksa TRT'de olduklari icin mi iyiydi buna bugun bile cevap veremiyorum. ama hersey cok yabanciydi. richie rich, beverly hills, karate cat, thundercats filan. ezici fransiz ve japon hegemonyasiyla gecen yillardan sonra (iyi ki de oyle gecmis) amerikan cizgi filmlerine bir turlu isinamamistim. transformers da star 1'de oynuyordu ki o da ayri bir hikaye. ilk basta bizim icin "soguk fuzyon" kadar soyut ve akil erdiremedigimiz bir kavram olan star 1 sadece uydu antenli apartmanlarda oturan burjuva cocuklarinin eglencesiydi. basta beni inkar edeni kolay kolay kucaklayamazdim; halka indikten sonra da kuskun olan bendim. bu kuskunluk arasinda transformers da kaynadi galiba.

kacirmis oldugum bu dalgayi yakalamis olan ve fanligi manyakliga vardirmis cok kisinin oldugunu biliyorum. aramizda varsa, tesadufen buldugum bu fotoyu da belki ilgisini ceker dusuncesiyle koyuyorum. aradaki bagi, optimus prime neden kendini walken'in ellerine birakmis ya da walken neden robot isciligine baslamis, aralarinda bir karakter paralelligi mi var, karizmatik autobot lideri optimus prime'in yaraticisi olsa olsa walken gibi bir role-model mi olur, hayatin anlami gercekten bu mudur, ilustrasyonun mesaji nedir pek bilemedim. bu odev de arastirmaya meraklisina kalsin. "hayatin anlami"ni dogru arkaplan uzerine dogru renkle aciklamis, tebrikler. ama ayiptir, fotograf ustune calismaysa da, oldugu gibi cizimse de bari insan asagidaki haliyle olumsuzlestirir. babanin hatlari ve yasi belli olmasin diye fotografi kibrit kutusu boyutuna getirdim yine nafile. yuh olsun havan batsin, transformers fani olmussun ama christopher walken fani olamamissin :S

3 comments:

sonny barger said...

richie rich degilde richie ve ralph olabilir. daha gecen gun aklima geldi allahin ibi$leri. hadi transformers i herkes biliyorda richie ve ralph i bilmeyenlere nasil anlatacagiz. dert oldu simdi bana. buyur burdan yak...(en buyuk efsane robotech)

jean baptiste the haitian said...
This comment has been removed by the author.
jean baptiste the haitian said...

dunya bir yana, robotech bir yana. bir de robotech'i izlerken bayagi cocuk, transformers'i izlerken biraz daha buyumustuk -ki bu da ters bir durum aslinda. robotech daha buyuk, transformers ise daha kucuk yas grubuna hitap eden isler. robotech oyle yuce birsey ki, baska hicbir cizgi/anime vs. ile ayni cumle icerisinde anilmamali.