
Elimizde soyle bir veri var; tibbi tedavi gerektiren agir depresyon vak'alarinin yuzde yetmisinin nedeni genetik. "Nereden var?" diye sormayim, okudum iste bir yerlerde. Diger yuzde otuz ise turlu cevresel faktorlerin bir araya gelmesinden olusuyor; piyangoda tek sayiyla buyuk ikramiyeyi kacirmak, karinizin en iyi arkadasinizla kacmasi ya da daha beteri, bu en yakin arkadasin da bir kadin olmasi... En kotusu de Michael Jackson'in cocuk istirmarcisi oldugunu ogrendigimiz gun hissetiklerimiz olsa gerek. O kara gun, sahsen uzun sure yuksek bir koprunun korkuluklari uzerinde beklemis; tipki odysseus'u cagiran deniz kizlari gibi beni hasretle isteyen karanlik sulari izlemis fakat daha sonra Michael Jackson sevgimin on bir yasinda sona erdigini animsayip evin yolunu tutmustum.
Her neyse, derin depresyondaki her bes kisiden biri basarili ya da basarisiz intihar girisiminde bulunuyor. Biz bunlardan yalnizca sohretli olanlari biliyor, kusaktan kusaga aktardiklari bu olumcul egilimlerin gelisimine sahitlik edebiliyoruz. Celebrity intihar zincirine bir yenisi daha eklendi. Sylvia Plath'in oglu Nicholas Hughes de annesinin yolundan gitmeyi secerek 47 yasinda Alaska'daki evinde kendisini asarak yasamina son verdi. R.I.P. Nick

"O love, how did you get here? O embryo … In you, ruby
The pain you wake to is not yours … You are the one."
Aradan alti sene gectikten sonra (kuvvetli matematigim beni yaniltmiyorsa bu 1969 olmali) Ted'in o tarihte beraber oldugu kadin Assia Wevill da canina kiyiyor. Yalniz o dort yasindaki kizi Shura'yi da kendisiyle beraber goturmeyi tercih ediyor... Ted'in kendisiyle beraber olan kadinlara sans getirmedigini soylemeye gerek kalmamistir sanirim. Feminist cevreler Ted Hughes'u butun bu olumlerden, kadin intiharlarindan kismen ya da butunuyle sorumlu tutarken ellerinde azimsanmayacak bazi sosyal deliller var.

(Fathers and Sons, Hughes and Zissous)
Sair ciftin oglu Nick, hayat hikayesine bakilirsa, siirlerinin pek cogu doga ve doga sevgisi uzerine olan babasinin izinden gitmeyi tercih ediyor. 1991 senesinde Alaska Universitesi'nden doktora kabulu alirken akademik calisma alanini baliklar ve balik davranislari olarak belirliyor. Nick'in babasi Ted, olmeden once Alaska'yi sIklikla ziyaret edermis. Oglunun yerlesmek icin Bati dunyasinin bu en ucra karasal parcasini secmesinde soz konusu ziyaretlerin etkisi buyuk olsa gerek. Ustelik, Ted sair kimliginin yaninda esasli bir balikciymis. Sabahin ilk isiklarindan aksamin kor karanligina kadar arkadaslariyla balik avlayan adamlardan... Oyle ki, Booker odulu sahibi Graham Swift elyazmalarini 100.000pound karsiligi British Library'e sattiginda (ne para ama!), eserlerinin "olta arkadasi" Ted Hughes'unkilerin bitisigine konulmasini istiyor. Beraber olta sallamak boyle bir sey demek ki...
Dogrusu, hobisi balik tutmak olanlara hep ozenmisimdir. Insani ayni anda dinlendiren, konusturan, icki icirten, gevseten, heyecanlandiran ve nihateyinde onun karnini doyuran baska bir mesgale, eglence bicimi oldugunu sanmiyorum. Fakat ne yazik ki, agzinda cengelle sudan cikan ve kovada olumu bekleyen bir canlinin goruntusu hic de ic acici gelmiyor bana. Oysa ayila bayila yemeyi de bilirim. O halde ikiyuzluluk tabloma bir centik atiniz...

Oglunun dogumu, Sylvia Plath icin bir yasama nedeni, kurtaricinin ta kendisiydi;
"this great bluish, glistening boy shot out onto the bed in a wave of tidal water that drenched all four of us to the skin, howling lustily"

Belki de, bir zamanlar William Blake'in soyledigi gibi,
"some are born to sweet delight
some are born to endless night"
No comments:
Post a Comment